İleriye bakmak her zaman mümkün mü?


Sadece kendi düşüncelerime yoğunlaştığım ve paylaştığım bu sayfada yine sadece kendi deneyimlerimden yola çıkarak bu soruya cevap aramaya çalışıyorum. Bazen üst üste yaptığın hataların veya geçmişe baktığında kaçırdığın fırsatların ağırlığı üzerine yığılır ve "ben sanırım beklediğimden daha aptalca kararlar aldım" dersin ya, yoksa demez misin? dememeli misin? Hepsini birden düşünen bir zihne sahip olarak ben, bunun pek faydalı bir şey olduğunu düşünmüyorum artık. Çünkü düşünmeye başladığın anda kaçınılmaz bir girdaba doğru çekilip geçmişte takılı kalıyorsun.

Geçmişini hata olarak değil de tercih olarak değerlendirmek, kendi önünü açabilecek bir krizi fırsata çevirme mantığına sahip. Seni daha da güçlendiren, gururlu ve onurlu bir duruşa sahip. Öte yandan, hata olarak bakmaya devam ettiğinde acınası bir yalvarış, medet umma hali zuhur oluyor. Halbuki ilahi dinlerin çoğunda olduğu gibi kaderin ve geleceğin senin emeğin üzerine kurulu. İşte bu yüzden, şikayet etmeyi,  başkalarını ve kendini suçlamayı en kısa zamanda bırakmalısın. Kaderinin büyük bir bölümü hala senin tercihlerine bağlı olarak değişmekte. Aksini söyleyenlere aldırma, zaten aksini söyleyenler de hayattan ümidini yitirmiş ve geride kalmış olanlar. Hayatı hala yaşamaya değer buluyorsan, sen kazanansın ve her gün, her dakika bir şeyleri değiştirmeye gücün var.  

Lafın özü şudur ki, hayatının çevresine bir çit kur. İleriye bakmana, sağlıklı bir zeminde kendine odaklanmana yardım edecek o kurduğun çitler. Oraya sevdiklerini al sadece; mutlu olduğun, seni geliştireceğine inandığın şeylerle çevrele. İçeri aldığın-almadığın her kişi-her olay da senin kaderini değiştirmende yardım edecek bir anahtar. Yine, geçmişinle geleceğin arasına da sadece senin görebileceğin belli belirsiz bir çit; hatırlatıcı ama hapsedici olmayan. 

Çünkü benim için "sınır, özgürlüktür."  

Yorumlar

Popüler Yayınlar